Cevapsız kalmadı sonuçsuz kaldı

Star Gazetesi - Politika (//)


 

Cevapsız kalmadı sonuçsuz kaldı Trump, Suriye'deki kimyasal vahşete karşı füzelerini ateşledi. Türkiye"Operasyon olumlu ama Esad'ın katliamlarını önlemez" derken, Rusya ve Suriye "Hedef üsler boşaltılmıştı" açıklamasıyla ABD'ye meydan okudu.

Haberin Devamı >>>

Trump, Suriye’deki kimyasal vahşete karşı füzelerini ateşledi. Türkiye“Operasyon olumlu ama Esad’ın katliamlarını önlemez” derken, Rusya ve Suriye “Hedef üsler boşaltılmıştı” açıklamasıyla ABD’ye meydan okudu.
ABD Pentagon’dan yapılan açıklamaya göre Suriye’de seçilen üç hedefe yönelik saldırılara Kızıl Deniz, Basra Körfezi ve Akdeniz’de konuşlu ABD’ye ait destroyer ve denizaltıların yanı sıra B-1B bombardıman uçakları katıldı. Saldırıda Fransız fırkateyninin yanı sıra bu ülkeye ait Rafales ve Mirage savaş uçakları, İngiltere’ye ait Tornado ve Tayphoon tipi savaş uçakları yer aldı.
İngiltere ve Fransa, Esad rejiminin Duma’da gerçekleştirdiği kimyasal vahşete sonunda cevap verdi. Akdeniz ve Kızıldeniz’deki Amerikan savaş gemilerinin, Ürdün-Suriye sınırındaki Tanf Üssü’nden havalanan B-1B bombardıman uçaklarının, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nden kalkan İngiliz Tornado jetlerinin ve Saint-Dizier Üssü’nden havalanan Fransız savaş uçaklarının gerçekleştirdiği saldırıda rejime ait 12 nokta bombalandı. Saldırı Rusya ile irtibata geçilerek gerçekleştirilirken, rejime milislerinin boşalttığı merkezlere yönelik bombardımanda Esad, askeri veya insani bir kayıp vermedi.
Üçlü koalisyonun saldırı kararı önceki gece Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump’ın düzenlediği basın toplantısıyla duyuruldu. İngiltere ve Fransa ile birlikte ‘Suriye diktatörü Esad’a karşı ortak operasyona başladıklarını açıklayan Trump, “Rejim, kimyasal kullanmayı bırakıncaya kadar askeri karşılığı sürdürmeye hazırız” dedi.
Operasyona ilişkin Pentagon’da bilgilendirme toplantısı düzenleyen Savunma Bakanı Mattis ile Genelkurmay Başkanı Dunford, saldırıda biri Şam, diğer ikisi Humus yakınlarında toplam üç hedefin vurulduğunu aktardı. Şam’daki hedefin rejimin kimyasal savaş teknolojisinin merkezi olduğu kaydedilirken, Humus’takilerin ise Esad’ın sarin gazının ana yeri olduğu ifade edildi. Toplantıda Dunford, Ruslara haber verdiklerini ancak zamanlama konusunda bilgi paylaşmadıklarını söyledi. İngilizler harekata Güney Kıbrıs’ın Ağratur Üssü’nden havalanan ve ‘Storm Shadow’ (Fırtına Gölge) füzelerini taşıyan 4 Tornado uçağıyla katılırken, Fransız jetlerinin ise Humus yakınlarına 12 füze fırlattı. Tornadoların Suriye hava sahasına girmeden füzelerini ateşlediği öğrenilirken, ABD kuvvetlerinin 100’ün üzerinde Tomahawk füzesi ateşlediği ifade edildi. Yerel kaynaklar Şam ile Hama, Humus, Dera ve Süveyda illerindeki asker noktaların da bombalandığını belirtirken, bölgede etkin konumundaki Tahran destekli Hizbullah ve Şii milislerin hedef alındığı kaydedildi. Reuters’a konuşan bir rejim yetkilisi bombalanan bölgelerin Rusların ikazı sonucu boşaltıldığını ve hiçbir milislerinin zarar görmediğini dile getirdi.
Fransa ve İngiltere ile birlikte Suriye’deki hükümet hedeflerini vurduktan sonra Twitter’dan açıklama yapan ABD Başkanı “Görev başarıyla tamamlandı” dedi.
ABD, İngiltere ve Fransa’nın Suriye’ye düzenlediği askeri operasyona muhalif gruplardan gelen ilk tepkiler olumsuz oldu. Rejimin çoğu çocuk en az 80 sivili kimyasal silahla katlettiği Doğu Guta’nın Duma beldesini kontrol eden muhalif gruplardan Ceyş’ül İslam’ın sözcüsü Muhammed Alluş, “Suç aletini yok edip suçluya dokunmadılar. Bu bir farstır (kaba komedi)” dedi. Siyasi muhalif gruplardan Suriye Yüksek Müzakere Heyeti Başkanı Nasr Hariri de “Bence artık rejim tekrar kimyasal kullanma riski almayacaktır ama ellerinde varil bombaları hala mevcut. Saldırı Esad’a tek bir mesaj veriyor: Suriyeli çocukları kimyasal silahlarla öldürme ama normal silahlar kullanabilirsin” ifadelerini kullandı.
Üçlü koalisyonunu rejimin boşalan üslerine yönelik saldırıları sırasında sivil halkı katleden katil Esad, hiçbir şey olmamış gibi başkent Şam’daki ofisine gitti. Rejimin resmi Twitter hesabında “Direniş sabahı” başlığıyla Esad’ın yerel saatle sabah 9’da ofisine yürürken çekilen görüntüleri yayınlandı. 8 saniyelik görüntülerde Esad’ın takım elbise giydiği görüldü.
Operasyona katılan ülkelerden Fransa’dan saldırı sonrası yapılan açıklamada kimyasal vahşete imza atan Esad rejimine dersinin verildiği ifade edildi. Kameraların karşısına geçen Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, amaçlarının hem Esad’a ceza kesmek hem de bir daha kimyasal silah kullanmasından vazgeçirmek olduğunu belirterek “Bence verilen ders alındı” dedi. Le Drian ülkesinin taleplerinin ‘Suriye’de kimyasalın ortadan kaldırılması’, ‘ateşkesin ve insani yardımların ulaştırılması’ ve siyasi çözümle birlikte işleyecek krizden çıkış planının devreye sokulması’ olduğunu duyurdu. Konu hakkında yazılı açıklama yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise ‘kırmızı çizgi’ aşıldığı için harekete geçme kararı aldıklarını duyurdu.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ABD öncülüğündeki operasyona destek verdiklerini açıkladı. Brüksel’deki olağanüstü NATO toplantısının sonrası konuşan Stoltenberg, askeri çözüm dışında seçenek kalmadığını söyledi.
Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Donald Tusk, koalisyonun harekatına destek verdiklerini duyurdu. Tusk, açıklamasında, “AB, müttefiklerin, yani haklının yanında yer alacaktır” dedi.
İsrail İskan Bakanı Yoav Galant, ABD, İngiltere ve Fransa’nın Esad rejimine karşı düzenlediği hava operasyonunun Suriye, İran ve Hizbullah’a önemli bir sinyal olduğunu belirtti.
İngiltere Başbakanı Theresa May, ABD ve Fransa ile gerçekleştirdikleri ortak operasyona ilişkin, “Suriye rejimini kimyasal silah kullanmaktan caydırmak için güç kullanmak dışında pratik bir alternatif yoktu” dedi. Harekatın ardından açıklama yapan May, her diplomatik yolu denediklerini ancak bu çabaların sonuçsuz kaldığını söyledi. Saldırıyı ‘en zor karar’ olarak tanımlayan May, “Bu harekat iç savaşa müdahale etmek veya rejim değiştirmek anlamına gelmiyor” diye konuştu. İngiliz lider ayrıca, “Harekat, bölgede gerilimleri tırmandırmayacak ve sivil kayıpları önlemek için mümkün olan her şeyi yapacak sınırlı ve hedefli bir darbe niteliğindedir” açıklamasını yaptı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, saldırıların, ‘Esad rejiminin sivillere karşı işlediği suçlara’ yanıt niteliğinde olduğu belirtildi.
ABD, İngiltere ve Fransa’nın boş rejim üslerini vurarak prestij saldırısı düzenlediği başkent Şam’da başarısız bombardıman Esad destekçileri tarafından zafer şeklinde kutlandı. Saldırıyı protesto eden rejim milisleri, ellerinde silahlarla Şam sokaklarına döküldü. Rusya, İran ve rejim bayrakları ile Beşşar Esad, Hafız Esad ve Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın posterlerini taşıyan milisler, ABD karşıtı sloganlar attı. RussiaToday’e konuşan bir rejim milita nı, “Sonuna kadar Beşar’ı destekleyeceğiz” derken, bir başka milis ise İran ve Rusya’ya teşekkür etti.
sad rejiminin garantörlerinden Rusya’nın Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa, İngiltere ve ABD’nin saldırısını en sert biçimde kınadıklarını vurgulayarak, “Suriye’de yaşanan yeni gerilim, tüm uluslararası ilişkiler sistemi üzerinde yıkıcı etkiye sahip” dedi. Operasyona ilişkin yazılı açıklama yapan Putin, BMGK’nın onayı alınmadan düzenlenen harekatın BM Tüzüğü’nü, uluslararası hukukun norm ve ilkelerini ihlal ettiğini söyledi. Güvenlik Konseyi’ni ABD ve müttefiklerinin saldırgan eylemlerini kınamak üzere acil toplantıya çağırdıklarını belirten Putin, “ABD, eylemleriyle Suriye’deki insani felaketi daha da derinleştiriyor, sivil halka acılar yaşatıyor, teröristlere göz yumuyor ve Suriye ile bölgede yeni bir sığınmacı dalgasını teşvik ediyor” ifadelerini kullandı.
Öte yandam Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ri acil toplantıya çağıran Rusya, “ABD ve müttefiklerinin uluslararası hukuku ihlal ettiği’’ gerekçesiyle ABD, İngiltere ve Fransa’nın kınanmasını istediği karar tasarısını konseyde oylamaya sundu. Rusya’nı tasarısı, 15 üyeli BM Güvenlik Konseyi’nde gerekli olan 9 ülkenin desteğini alamadığı için kabul edilmedi. Rusya’nın tasarısına sadece Çin ve Bolivya destek verdi. Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, oylama sonrası ‘’Maalesef Cenevre sürecine de darbe yapıldı. Umarım öfkeler soğur ve sonra yıkılanları adım adım inşa ederiz’’ dedi.
İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, operasyona sert tepki gösterdi: ABD ve müttefikleri Suriye’deki suçlardan hiçbir kazanç elde edemeyecek. Suriye’ye saldırmak bir suçtur. Amerikan Başkanı, İngiltere Başbakanı ve Fransa Cumhurbaşkanı birer hayduttur.
Çin Dışişleri Bakanlığı, uluslararası ilişkilerde güç kullanımına karşı çıktıklarını, her ülkenin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini savunduklarını bildirdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Çunying, “Bu saldırı ile BM ilkeleri ve hukukun temel normları ihlal edilmiştir” dedi.
Fransa, İngiltere ve ABD’nin Esad’ın kimyasal merkezlerine yönelik saldırısına ilişkin açıklama yapan Rusya Genelkurmay Başkanlığı Ana Harekat Dairesi Başkanı Orgeneral Sergey Rudskoy, rejimin hava savunma sisteminin fırlatılan 103 füzenin 71’ini önlediğini söyledi. Rudskoy, sistemin büyük oranda Sovyetler Birliği döneminden kaldığını vurguladı.
Saldırıya ilişkin kamuoyunu bilgilendiren ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Rus Genelkurmayı’nın 71 füze imha edildi iddiasını yalanladı. Basın toplantısında konuşan Pentagon sözcüsü Dana W. White ile General Kenneth F. McKenzie tüm hedeflerin başarıyla vurulduğunu belirterek Esad rejiminin kimyasal silah programının büyük zarar gördüğünü ifade etti.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye’de düzenlenen harekatın kimyasal silah kullanan Esad rejimine yönelik olduğunu belirterek “Suriye halkına ve Suriye’ye yönelik bir müdahale olsa biz buna karşı çıkarız” dedi. Çavuşoğlu, defalarca kimyasal silah kullanan ve konvansiyonel silahlarla da bir milyona yakın insanı öldüren rejime, bugüne kadar çoktan müdahale edilmesi gerekiyordu” diye konuştu. Rejimin, daha önce kimyasal silahlar kullandığı zaman cezalandırılmadığı için tekrar kimyasal silah kullandığını dile getiren Çavuşoğlu, bu meselenin sadece kimyasal silah kullanma meselesi olmadığına dikkati çekti. Rusya ve İran’ın garantör olmasına rağmen rejimin çatışmasızlık bölgesinde olan Doğu Guta’da onbinlerce insanı öldürdüğünü kaydeden Çavuşoğlu, şunları kaydetti: “Bu müdahale rejime yöneliktir, umarım sonuç odaklı olmuştur. Bu rejimin artık Suriye’nin başında kalmaması gerekiyor. Yarın bu rejim bu saldırılarını devam ettirirse, daha büyük olaylar olur iş büyür. Suriye’de kaos geri gelir hem de geri dönülmez bir biçimde gelir. Bir an önce siyasi sürece geçmemiz lazım. Suriye’yi bu rejimden kurtarmamız gerekiyor.”
Dışişleri Bakanlığı, Esad’a müdaıhalenin ardından yaptığı açıklamada, harekatın ‘yerinde bir tepki’ olduğunu kaydetti. “Tüm insanlığın vicdanına tercüman olan bu operasyonu memnuniyetle karşılıyoruz” if adesi kullanılan açıklamada, sivilleri hedef alan saldırıların insanlığa karşı suç teşkil ettiği belirtildi. Suriye rejiminin insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları alanındaki sicilinin sabit olduğu vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Türkiye, bu tür suçların cezasız kalmamasının ve hesap verilebilirliğin tesis edilmesinin benzer hadiselerin tekrarının önlenmesi açısından kritik önemi haiz olduğuna inanmaktadır. Bu tecrübe ışığında, başta BM Güvenlik Konseyi üyeleri olmak üzere tüm uluslararası toplumun kimyasal silah kullanımının cezasız bırakılmamasını sağlayacak ortak adımlar üzerinde uzlaşmaya varması elzemdir.”
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, ABD, İngiltere ve Fransa’nın saldırısından önce Türkiye’ye bilgi verildiğini belirterek İncirlik Üssü’nün kullanılmadığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Trump ve Rusya lideri Putin ile görüşmeler yaptığını hatırlatan Bozdağ, “Türkiye, bir nevi ABD ile Rusya arasında çözüm için ara buluculuk yaptı” dedi. Harekat öncesi ABD Genelkurmay Başkanı ile Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın görüştüğü bilgisini veren Bozdağ, rejimin sadece kimyasal silah kullandığı için cezalandırılmasının yeterli olmadığını kaydetti. Bozdağ, “Konvansiyonel silahla öldürürsen müeyyide yok ama kimyasal silahla öldürürsen müeyyide uygulanır” yaklaşımının kabul edilemez oldugunu da vurgulayan “Bu ilkel bir anlayışla insanların öldürülmesine izin vermektir. Suriye’ye atılan füzelerin, Suriye’deki sorunların çözümüne katkısı olmadığı gibi sonuncusunun da katkısı olmayacağı açıktır” ifadesini kullandı. Bozdağ, çözüm için bilek güreşlerine son verilmesi ve hesapsız bir siyasi çözümün şart olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, rejimin kimyasal saldırısından sonra cevapsız bırakılamayacağını vurgulayarak kimyasal saldırının sorumlularının hesap vermesi gerektiğine dikkati çekti. Kalın, şunları ifade etti: “Yalnızca kimyasal silahların imhasına yönelik çabalar, bölgedeki istikrarsızlığı sonlandırmakta yetersiz kalacaktır. Amaç, Su
riye’deki savaşı sonlandırmak olmalıdır. Konvansiyonel ve kimyasal silahlarla yapılan tüm katliamların engellenmesi, Suriye’de siyasi çözümün bir an önce sağlanmasına bağlıdır. Uluslararası toplumu, kimyasal ve konvansiyonel tüm silahlarla gerçekleşen ölümleri sona erdirecek kapsamlı bir siyasi stratejiyi hayata geçirmeye davet ediyoruz.”
asaldırının yapılacağı bir süredir konuşuluyordu. Hedeflerin yerleri de az çok belliydi ve oralar boşaltılmıştı. Operasyon başlamadan önce Rusya’ya, Suriye hava sahasından çekilmesi için de bilgi verildiği anlaşılıyor. Bu bakımdan bu operasyon sonuç almaktan ziyade durumu kurtarmaya, kimyasal silah kullanımına tepki göstermeye yönelik yapıldı diyebiliriz. Rusya sert bir şekilde kınamakla yetinecektir. Bunun ötesinde bir karşılık olacağını düşünmüyorum.
Prof. Dr. Mithat Baydur (Üsküdar Üniversitesi): ABD’nin dış politikasını etkileyen İsrail lobisi parçalı bir Suriye kompozisyonu istiyor. Suriye bölünecek artık bu belli. Bu harekat direk Rusya’ya karşı hiçbir zaman olmayacak. Özellikle Suriye ve İran üzerinden Rusya’ya mesaj verilecek. Rusya, Doğu Akdeniz’de 250 yıllık rüyasını gerçekleştirdi. Rusya’yı sahadan geri püskürtmek istiyorlar.
Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın (İstinye Üniversitesi): Hedef sadece Suriye değil Rusya ve İran aynı zamanda. ABD, Suriye’de devre dışı kaldığı için bu operasyonu yapmıştır. Bundan sonrada Suriye rejimine sınırlı operasyonları devam edecektir. Türkiye’nin pozisyonuna baktığımızda burada avantaj sağlamıştır. Türkiye’nin ‘kimyasal silaha tutumumuz çok sert’ açıklaması Batı’nın yanında yer alacağını göstermiştir. Ama Türkiye Rusya’yı karşısına almayacaktır.
EN ÇOK YORUMLANANLAR Bu yazıya ilk siz yorum yapın.
Yorumlarınızı kendi özgür iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.
Lütfen birşeyler yazınız. Yorum alanı boş bırakılamaz.
Tebrikler! Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.
Mesajlarınız size hukiki sorumluluk doğurur.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir.