Ali Sirmen - 'Sevgililer Günü'

Cumhuriyet - Yazarlar (//)


 

'Sevgililer Günü' - Yıllar önce, bir arkadaş grubuyla Fransa'nın Bretagne bölgesinin, istiridyeleriyle ünlü sahil kasabası Cancal'in lokantasına gitmiştik. Beyaz sofra örtüleri kıtır kıtır lokantadan içeri girdiğimizde suratımıza çarpan manastır yatakhanesi sessizliğini çok ...

Haberin Devamı >>>

Sesler ve küller...
Ali Sirmen)" href="/rss/2/9.xml">
Yıllar önce, bir arkadaş grubuyla Fransa'nın Bretagne bölgesinin, istiridyeleriyle ünlü sahil kasabası Cancal'in lokantasına gitmiştik. Beyaz sofra örtüleri kıtır kıtır lokantadan içeri girdiğimizde suratımıza çarpan manastır yatakhanesi sessizliğini çok yadırgamış ama aldırmamıştık. Sofraya oturunca, abartmadan gülüşüp söyleşmemiz, bir süre sonra tüm salonu etkiledi. Kısa sürede mırıldanma şeklinde başlayan masalardaki hareketlilik, gülüşmeye dönüştü, gecenin sonunda salonun orasında burasında kahkaha şimşekleri çakıyordu.
Gülmenin bulaşıcılığına Cancal'deki restoranda bir kez daha tanık olmuştum.
Sevgi de öyle, bulaşıcıdır.
Bu gözlemim zaman içinde 'Sevgililer Günü'ne bakışımın değişmesine yol açtı. Hıristiyan dünyasında 'Aziz Valentin Günü olarak da anılan, ama aslında Hıristiyanlıkla bir ilgisi olmayan bir Roma pagan şenliğinin 18. yüzyıl İngiliz şairi
'in bir şiirinden esinlenerek yeniden canlandırılmasının ürünü olan Sevgililer Günü'ne ülkemizde ilk moda olmaya başladığı yıllarda, kapitalizmin tüketimi arttırma manevralarından biri olarak, eleştirel açıdan yaklaşmıştım.
Zaman içinde toplumsal ve kişisel yaşamımızda sevginin ne denli değerli olduğunu anladığımda bu tavrım değişti. Sevgililer Günü varsın tüketimi arttırmak için uydurulmuş olsundu, yine de sevgi duygusunu harekete geçirmiş olması bakımından yararlıydı.
Her yeni doğan kız çocuğunun, birer çocuk gelin, birer kadın cinayeti kurban adayı olduğu bir ülkede kızlarımızı, kadınlarımızı yılda bir kez sevgi duygularının öznesi ve nesnesi haline getiren bir gün, gerekçesi ne olursa olsun, yine de iyiydi.
Bu gelişmeyi sağlayan etken ne olursa olsun 'Sevgililer Günü'ne yine de sahip çıkmak, pırlanta hediye olmadan da onun kadar değerli bir-iki sözcükle gönül alacak jestler yapmak gerekliydi.
Yarın yine 14 Şubat, yarın yine Sevgililer Günü.
Sevgililerimize bize sevgi sundukları, bizde sevgi duygularını uyandırdıkları için, minnetlerimizi dile getirelim, Sevgililer Günü'nü ıskalamayalım.
Sonra kim bilir belki de geç olacaktır.
Belli mi olur, bir de bakarsınız ki, Sevgililer Günü de kuşkuyla karşılanacak, belki de yasaklanacaktır.
Yarın Sevgililer Günü. Ben yarın, minnetimi ifade etmek için, sevdiğime erken bahar müjdesi çiçekler sunacağım.
Sonra belki bir daha fırsat bulamazsınız. Hiç belli mi olur!...
Sesler ve küller...
Okurlarımızın eleştiri, öneri ve dileklerini aşağıdaki iletişim bilgilerini kullanarak okur temsilcisi Güray Öz'e yazmasından büyük mutluluk duyacağız.
21 Haziran 2010 tarihinde yitirdiğimiz Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı İlhan Selçuk'un yazılarından seçmeleri okurlarımızla buluşturuyoruz. Bu köşede aydınlanmanın bilgesi Selçuk'un günümüze ışık tutan yazılarını bulabileceksiniz.