13 Şubat 2017 Pazartesi

Abdurrahman Dilipak: "Sona doğru"

Savcılıklar çok çok önemli bilgilere ve belgelere ulaştılar.. Bunların inlerine yeni girildi. Ya da daha önce elde edilen belgelerdeki ayrıntılara yeni ulaşıldı ya da Puzzle’ın parçaları yeni yeni bir araya getiriliyor ve fotoğrafın tamamına ulaşılıyor..

Sanırım büyük fotoğrafın ortaya çıkmasına daha bir iki ay var.. Fotoğrafın tamamı ortaya çıktığında bir başka gerçekle yüzleşeceğiz, o da bu işin uluslararası ayağı..

Hep söylüyorum, bu senaryo Türkiye’de başlayıp biten bir senaryo değil..

Bu işin sermaye, siyaset, bürokrasi, STK ayağı var, medya ayağı var, ama iş bundan ibaret değil. Bu işin diplomasi ayağı da var. Vatikan, İsrail, Almanya, ABD ayağı var. NATO ayağı var.. İngiltere ayağı var ve 140 ülkede  ayağı olan bir örgütten söz ediyoruz..

Fuller Kanada’da yaşıyor ve FETÖ’cüler için Kanada 2. Amerika.. Zaten Kanada, İngiltere ve Fransa’nın değil mi? Fransa da var bu işin içinde, Hollanda da, Belçika da.. İsviçre de var..

CIA zaten işin merkezinde. FBI da işin içinde.. Uluslararası finans sistemleri de bu kirli oyunun birer parçası..

Bu ihanet çetesinin kanlı planları içinde İran’la savaş da var, Ermenistan’ın Anadolu topraklarına girmesi de.. Yunanistan’ın bu senaryodaki rolü sanılandan çok daha önemli. Akdeniz’deki 6. Filo da işin içinde, Kıbrıs’taki Dikelya ve Ağrotur da..

Sahi “Demokrat Çipras” bu konuda ülkesinde olup-bitenlerden ne kadar haberdar? Ya da bu konularda konuşabilir mi? Yok canım, o memleketine iltica eden darbecileri iade etmek konusunda bile bir irade ortaya koyamadı, söz vermesine rağmen..

FETÖ son yüzyılın en sofistike terör örgütü.. Fetullah’ın bu yapıda sembolik bir yeri var.. Adam taşeron.. Örgütün arkasında dünyanın en büyük istihbarat örgütleri var.. Ve bu proje, tarihin akış yönünü değiştirme iddiasına sahip 100 yılın en önemli senaryosu.

FETO, 50 yılı aşkın efendilerine “hizmet” etmiş bir ajan.. 1990 sonrası da CIA’nın emrinde bu projeye hizmet ediyor.. 27 yıllık bir emek söz konusu.. 60-70 kuluçka dönemi. 70-80 civciv/çıraklık, 80-90 kalfalık, 1990-2000 Ustalık. 2000 sonrası eylem.. Bu adam 17 yıldır her şeyi yüzüne gözüne bulaştırıyor.. Refah-Yol’u yüzüne gözüne bulaştırdı. Tezkereyi yüzüne gözüne bulaştırdı. Ergenekon’u-Balyoz’u yüzüne gözüne bulaştırdı.. 17/24 Aralık’ı yüzüne gözüne bulaştırdı. 15 Temmuz’u yüzüne gözüne bulaştırdı.. Daha Baykal operasyonunu, MİT operasyonunu, MİT TIR’larını filan saymıyorum bile. “Be adam beceremedin madem bırak git”. Yüzbinlerin anasını ağlattın, milyonlarca insanı perişan ettin, etmeye de devam ediyorsun..

Doğrusu tek başarısı, bu kadar insanı bu kadar uzun süre kendine bağlaması... Ama bu başarı tek başına ona ait değil.. Yaşar Nuri de, Kalkancı da peşine bir sürü adam takıyor, adına “hoca” denen bir sürü adam, peşlerine birilerini takıyor. Bu nevzuhur adamların peşine takılanların zekâ ve dünyalarını sorgulamak gerek önce.. Gerçek bunların karizmasında değil, o kişilerin medyumik kişiliklerinde gizli..

Bu medyumik abiler, ablalar, hâlâ bir “mucize” bekliyorlar.. Şimdilik rüyalarla teselli buluyorlar ve gaipten bir haber, bir işaret bekliyorlar, ama hatlar kesik.. Haber bekledikleri “Anavatan”(!?)ları ABD kendi canının derdinde.. Başlarının püsküllü belası FETÖ’den nasıl kurtulacaklarını düşünüyorlar.. Şimdilik şartlandırdıkları beyinlerinin ürettiği hayallerle avunmaya devam edecekler ama, daldıkları bu hipnotik derin uykudan ayıkanlar da, zaten önlerine konulan bilgiler ve belgelerden sonra konuşmaya başladılar.. Hâlâ yarım yamalak şeyler söylüyorlar sanki.. Fetullah’tan kopanların bir kısmı da, bu adamın adamlarından ya da onun esoterik güçlerinden korkuyorlar.. “Hoca efendi” aşkı, zaman içinde korkuya dönüştü. Öfkeye dönüşünce daha çok söyleyecekleri olacaktır..

Adam, Pensilvanya’dan hep tarih veriyor. Şimdi referandum sonucu için Nisan’ı bekleyecekler.. Adam hâlâ ABD’de ya, bu onların umutlarını artırdı.. Fitch, S&P, Dolardaki artış biraz moral verdi adamlara. Şimdi referandum öncesi CHP, HDP, Meral Akşener’e ve o çizgideki gruplara destek verecekler.. Belki farkında değiller ama bu destek aslında geri tepiyor. Bu süreçte aklı karışan sempatizanlar, ne olup bittiğini anlamadıkları bu yapıdan giderek uzaklaşıyorlar. Yani örgüt sosyolojik tabanını hızla kaybediyor.. Geriye kriptolar, “ablalar”, “abiler”, “imamlar” kaldı.. Onlar da sıranın kendilerine geleceği günün korkusu ile bekleşiyorlar..

Sona kalanları daha büyük bir hesaplaşma bekliyor. Çünkü daha fazla belge, daha fazla bilgi, daha fazla tanık sözkonusu olacak. Kaçamayacaklar da. Kaçanlar da, yarın FETÖ gidince kurda-kuşa yem olacaklar. Kimi bir takım istihbarat örgütlerinin maşası olacak, bir kısmı kendini unutturmaya çalışacak, bir kısmı intihar edecek, bir kısmı iade edilecek ya da bir şekilde yakalanacak ya da bulundukları ülkelerde tutuklanacaklar.. 2017 bu açıdan önemli bir yıl onlar için. Bazıları oradan kaçıp kendi ülkelerine sığınacaklar, hapse girme pahasına.. Orada bugün söyledikleri her söz, yarın önlerine konacak bir hesap olacak. Zaten onlar da artık bunun farkına varmaya başladılar.. Kripto fedailer onlar üzerinde kırbaç şaklatmaya, tehdide başlattılar..

FETÖ sonrası parayı kontrol edenler artık öyle kolay harcayamayacaklar. Bu paralara bulundukları ülkelerde el konulacak. Bunları kimse kendi başına bırakmaz..

FETÖ’de bir yandan sona yaklaşılıyor, bir yandan da eleğin üstündeki iri dişlere geliyor sıra. Bu iş ByLock’tan ibaret değil. Uydu networkü, Raspberry Pi üzerinden, Deep Web üzerinden haberleşenlere daha sıra gelmedi.

Daha medyada bir sürü adam var, siyaset ve bürokraside, yerel yönetimlerde. “Büyük Ananaslar”a gelecek sıra, yabancıların Türkiye’deki taşeronu büyük iş adamlarına.. Bir takım STK’lara, NLP ve benzeri yapılara gelecek sıra. Döviz spekülatörlerine, özgül ağırlığı yüksek elemanlara.. Uluslararası örgütler ve ülkelerdeki uzantılarına gelince, daha sıra onlara da gelecek.. 2017 bu açıdan önemli.. 2020’ye kadar davalar açılmaya devam eder. 2023’ten önce inşallah artık bu örgüt, PKK, PYD, DHKP-C gündemden düşer de Türkiye yoluna devam eder.

Keşke zaman varken aileleri kendi çocuklarını yargıya teslim edenler, kaçanlar dönseler. Bunlar kendilerini kurtardıklarını zannederken, bir yalan uğruna bütün ailelerini ve yakınlarını yakıyorlar, bir utanca ve yalnızlığa mahkûm ediyorlar. Kendi ülkelerine, halklarına ve dünya Müslümanlarına karşı şeytani bir tuzağın, kirli, kanlı, karanlık bir oyunun parçası oluyorlar. Keşke akletseler.

Selam ve dua ile.


http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/sona-dogru-18257.html

0 yorum:

Yorum Gönder