10 Şubat 2017 Cuma

Abdülkadir Özkan: "PKK’da Rus, PYD’de ABD füzesi!"

Medyada birkaç gün önce PYD’nin Suriye’de ABD üretimi antitank füzesi kullanırken görüntülendiği haberleri yer aldı. Aslında bunda şaşılacak bir yan yoktu. Yıllardan beri PYD’ye ABD’nin silah gönderdiği, hatta zırhlı araçlar bile sevk ettiği biliniyordu. Terör örgütlerine bu tür desteklerini ABD’liler de açıklamışlardı. Ayrıca ABD’nin Suriye’de PYD’yi kara gücü olarak kullandığı, bir diğer ifadeyle Suriye’de birlikte hareket ettikleri, bu birlikteliği sürdürebilmek için Türkiye’nin tepkisini bile göze aldıklarını gizlemeye bile gerek duymadıkları biliniyor. Bu haberlerin esas dikkat çeken tarafı yıllardan beri PYD’nin ABD tarafından her türlü desteklendiği bilindiği halde neden birdenbire ABD yapımı zırhlı araçlar, tanksavar füzeler kullandığı haberlerin görüntülü olarak aynı zamanda gündeme geldiğidir? Bu tür haberlerin ABD tarafından özellikle medyaya servis edilip edilmediği, eğer özellikle servis ediliyorsa bundan maksadın ne olduğudur.

Bu noktada ortaya çıkan bir başka gelişmeye dikkat çekmek istiyorum. Çünkü terör örgütlerinin sahip oldukları silahlar artık bazı orduların kullandığı silahlar olunca işin boyutu değişiyor. Ancak, dikkat çekici konu PKK’nın Suriye kolu PYD’nin elinde ABD ordusuna ait silahlar medyaya servis edilirken aynı günlerde bu defada PKK’nın elinde Rus yapımı antitank füzelerinin bulunduğunun ortaya çıkmasıydı. Şimdiye kadar sadece PYD’nin değil PKK’nın da ABD kaynaklı silahlar kullandıkları biliniyordu. Hatta ABD’nin PYD’ye gönderdiği silahların PKK ile paylaşıldığı da kimsenin meçhulü değildi. Ancak, bu defa olay farklı bir boyut kanmış durumda. Medyaya yansıyan haberler doğru ise PKK’nın elinde bu defa görüntülenen füze lançerinin Rus yapımı olduğu ileri sürülüyor. Aslında bunda da şaşıracak bir taraf yok. Bu köşede sıkça dile getirdiğimiz gibi ABD ve Rusya aslında zaman zaman verdikleri düşmanca görüntünün aksine çatışma alanlarında birbirlerine destek veriyorlar. Bir bakıma dünya üzerinde paylarına düşen yerlerde yardımlaşma içindeler. Ayrıca yakın zamana kadar PKK ileri gelenleri Rusya ile iyi ilişkiler içinde olmuşlar, hatta Moskova’da terör örgütünün büro açtığı medyaya yansımıştı. Demek istediğim o ki, Rusya ile ABD’nin görünen ilişkileri ne kadar birbirine karşı imiş gibi olsa da aslında gizli bir anlaşma çerçevesinde sürdüğüne dikkat çekiyorum. Hatta bir adım daha ileri giderek onların ilişkileri ne kadar bozulmuş olursa olsun sorunu bir çatışmaya kadar götürmedikleri de biliniyor.

Netice itibariyle PYD elinde ABD, PKK elinde Rus yapımı tanksavar silahlarının bulunması fazlaca şaşırtıcı değil. Çünkü Türkiye ve İslam dünyası söz konusu olduğunda ABD ve Rusya’ya da güvenilemeyeceği gerçeğini unutmamak gerekiyor. Bir başka ifade ile bizim açımızdan, “Al birini vur ötekine”.

Ne yazık ki, İslam dünyası kendini bu iki zalimden birini seçmek mecburiyetinde görüyor. Böyle olunca da sırtını hangisine dayarsa dayasın duvar yıkıldığında altında kalan Müslümanlar oluyor. Yıllardan beri İslam Birliği’nin gerekliliğine, zulüm ve sömürüden kurtuluşun yolunun İslam Birliği’nden geçtiğine dikkat çekmeye çalışıyoruz. Ama ne yazık ki, geçmişlerinde İslam Birliği’ni savunan bir takım siyasilerin iş başına geldikten sonra kendilerini bu iki sömürgeciden birinin kanatları altına girmeye mecbur hissetmeleri karşısında söyleyecek fazlaca bir söz kalmıyor. Bu bakımdan artık dünya üzerindeki sömürü ve zulme son vermenin yolunun İslam Birliği’nden geçtiğinin şuuruna varmak, bir an evvel birilerinin himmetini beklemekten vazgeçerek kendi yolumuza gitmek gerekiyor. Bu yol ise İslam Birliği’dir.

http://www.milligazete.com.tr/pkk'da_rus_pyd'de_abd_fuzesi/abdulkadir_ozkan/kose_yazisi/33160

0 yorum:

Yorum Gönder